|
Perşembe, 11 Mart 2010 19:50 |
| Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülten ŞUMLU |
|
 |
|
|
|
1961 Kırcalı doğumlu, 1986'da Bulgaristan Filibe 1. Pavlov Yüksek Tıp Enstitüsü'nü bitirdi. 1997'de Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlığı'nı aldı. Uzun bir süre devlet hastanelerinde çalışarak emekli oldu. Şimdi Özel Sarıyer Tıp Merkezi'mizde görev yapıyor.
|
|
|
|
Yeryüzündeki tüm canlılar türlerini yavrularıyla sürdürür ve korurlar. Aynı durum insanoğlu için de geçerlidir. Belki türleri oluşturan bireylerin tek tek ölümsüzlüğü yoktur, ancak her tür, yavrularıyla birlikte doğaya uyum sağladığı sürece kendi ölümsüzlüğünü sağlayabilir.
Yeni doğan bir çocuk çok küçüktür. Ama boyuyla ölçülmeyecek denli sevimlidir. Ancak bu sevimliliğinin yanı sıra ailesine büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Kuşkusuz biz, bu sorumluluklardan yalnız çocuğun sağlığıyla ilgili olanları konu edineceğiz. Çocuğun sağlıklı ve güçlü olması için bilinmesi ve uygulanması gereken bazı önemli noktalar vardır. Çocuğunuzun sağlıklı olarak büyüyebilmesi için onu yalnız hastalandığında değil, belirli aralıklarla bir çocuk doktoruna götürmeniz gerekir. Çocuk, doktora her götürüldüğünde yeterli kilo alıp almadığı konusunda incelenir. Akciğerleri, kalbi ve öteki organları kontrol edilerek büyümesi konusunda bilgi edinilir. Ayrıca çiçek, difteri, çocuk felci, boğmaca gibi çeşitli bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanarak bağışıklık kazanması sağlanır. Annenin bebeğinin ateşine nasıl bakması gerektiğini bilmesi gerekir. Sağlıklı bir bebeğin vücut ısısı genellikle 36,5-37,5°C arasındadır.
Eğer bu ısı, 37,5°C’m üzerine çıkarsa, bebeğin sağlığında bir bozukluk aramalıdır. Çocuğun derecesinin Ölçülmesi için dereceyi silkeleyerek 37°C’nin altına düşürmek gerekir. Daha sonra derece bebeğin kasığında 3 dakika süreyle tutulur. Bu yolla ateş kolayca Ölçülebilir. Salya akması ya da kusma bebekte sık rastlanan bir durumdur. Bunlar sürekliyse bir doktora başvurmak gerekir. Anne sütüyle beslenen bebekler genellikle günde 2-5 kez dışarı çıkarlar. Dışarı çıkma her memeyle emzirmeden sonra da olabilir. Bebeğin dışkısı yumuşak, altın sarısı ya da yeşilimsi sarı renkte ve genellikle ekşi kokuludur. Eğer bebek, günde altıdan daha fazla sulu kıvamda pis kokulu yeşilimsi olarak dışkı çıkarıyorsa, bu bir ishal durumudur. Çocukların sağlıklı büyüyebilmeleri için alınacak önlemlerden biri de onları hastalık bulaşma tehlikesinin yüksek olduğu ortamlardan uzak tutmaktır. Bebek, nezlesi ya da bulaşıcı hastalığı olan erişkin ve çocuklardan uzak tutulmalıdır. Ağzından öpülmesine izin verilmemelidir. Çocuk sağlığını etkileyen önemli etkenlerden biri de uykudur. Çocuğun uykusunu tam olarak alabilmesi için odanın temiz, normal ısıda ve sessiz olması gerekir. Hiçbir zaman çocuğun üzeri fazla örtülmemelidir.
Sağlıklı ve güçlü bir çocuk yetiştirmek için bebeklerin kol ve bacakları zorlanmadan günde birkaç kez hareket ettirilmelidir. Bunun yanı sıra çocukları çok sıkı kundaklamamak gerekir. Böylece çocuk, kol ve bacaklarını serbestçe oynatabilme olanağını bulur. Çocukların güneşe ve temiz havaya da gereksinimleri vardır. Hava koşulları uygun olduğunda, ilk birkaç haftadan sonra bebekler her gün dışarıya çıkartılmalıdır. Bu sırada çocuğun giyimine dikkat etmek gerekir. Erişkin bir insan için güzel olan bir gün bebeğe serin gelebilir. Bu nedenle onun üşümeyecek bir biçimde giyinmiş olması gerekir. Tüm bakıma karşın çocuklar zaman zaman hastalanırlar. Bu gibi durumlarda doktorunuza başvurmadan hiçbir ilacı çocuğunuza vermeyiniz. Bebekler ve çocuklar çok hareketlidirler; bırakıldıkları yerden her an düşebilirler. Bu nedenle anne ve babaların çocukları sürekli olarak izlemeleri gerekir. Çocuğun gelişiminde en önemli etkenlerden biri de ailesinin ona göstereceği sevgi ve yakınlıktır. Ailenin bu sevgiyi ve yakınlığı çocuğun anlayabileceği bir biçimde göstermesi gerekir. Çocuğun kucaklanması, okşanıp el ve yanaklarından öpülmesinin, onun ruhsal yönden sağlıklı gelişmesinde büyük önemi vardır. |
|
|
ÇOCUKLARDA İŞTAHSIZLIK
Geçmişte olduğu gibi günümüz annelerinin de en fazla yakındığı bir sorun olmaya devam etmektedir. Fiziksel bir hastalık olmaksızın iştahsızlık rahatsız edicidir. Anne ve babaların iştahsız çocuklar arasında farklılık gösterdiğini bilmesi gerekir. Çocukları kıyaslamak doğru bir davranış değildir. Çocuğu iştahsız yapan faktörlerin başında iç dünyalarında yaşadıkları büyük önem taşır. Bilinçaltına yerleşmiş endişe, üzüntü, nefret veya kıskançlık gibi bir duygu iştahını kesebilir. İştahsız bir çocuk için öncelikle organik bir rahatsızlığın varlığı araştırılırken, diğer yandan duygusal sorunlar, ruhsal çatışmalar da araştırılmalıdır.
İştahsız Çocuk Karşısında Ne Yapılabilir?
- Sofrada yeme konusunda zor kullanılmamalıdır.
- Her çocuğun büyüme oranıyla birlikte yeme miktarı vardır. Ergenlikte tekrar iştah artar
- Yemek öncesi verilen şeker, çikolata, cips,meyve suları iştahı engeller.
- Sofrada kendi kendilerine, etrafı kirletse de yemesine izin verilmeli. Baskılar nedeniyle yemekten uzaklaşır.
- Çocuğa değişik alternatifler sunulmalı, tabaklar süslenmeli, hikayeler anlatılıp, şakalar yapılarak keyifli hale getirilmeli.
- Aile bireyleri sofrada çatışmamalı, yemek keyifli geçmeli, üzüntüler iştahı baskılar.
- Dikkat çekmek için iştahsızlık kullanılabilir. Anneler dikkat etmelidir.
- Aile tarafından hırpalanan çocuk yemeyerek onları cezalandırır. Üzülmelerinden keyif alır. Sık sık azarlamak iyi bir çözüm değildir.
- Yemek sırasında yaramazlıkların dile getirilmesi, ayıplanmak, eleştirilmek yemeğe engel olabilir.
- Tabağa yiyebileceği kadar yemek konulmalıdır. Önemli olan çok yemek değil, gerçek ihtiyacın sunulmasıdır.
- Açık havada zaman geçirmek iştahı açar.
- Çok fazla süt içirmek iştahı baskılar.
- Sunulan yemek lezzetli olmalı, soğuk yada aşırı sıcak verilmemelidir
|
|
|
|
|
Son Güncelleme: Cuma, 02 Aralık 2011 00:38 |